BeMatrx'in akışında sıralama algoritması yok. Ne göreceğini tek bir şey belirliyor: kimi takip ettiğin. Akışında takip ettiğin insanların ve kendi paylaşımların var, en yenisi en üstte. Bazıları bunun henüz yapılmamış bir özellik olduğunu düşünüyor. Aslında üründe en uzun düşündüğüm karar bu, nasıl verildiğini anlatayım.
Beni rahatsız eden şey
Kararın çıkış noktası kişisel bir huzursuzluktu. Bir şeye biraz uzun baktığımda sonraki günlerde karşıma hep onun çıkması bana tuhaf gelirdi. Kimse beni izlemiyordu belki, ama gördüğüm şeyin benim hakkımda biriktirilmiş bilgiyle seçildiğini hissediyordum.
Kendi kuracağım yerde bunu istemedim. Bu yüzden mahremiyet sonradan eklenmiş bir ayar olmadı, ilk verdiğim karar oldu. Sıralama algoritmasını sonradan kaldırmadım, hiç yazmadım. Aşağıda bu kararın bir şehre nasıl dönüştüğünü anlatıyorum.
Başladığımız soru
İlk taslakta kendimize şunu sorduk: gerçek bir şehirde kime rastlayacağına kim karar veriyor? Aslında kimse. Komşuna aynı sokakta oturduğun için rastlıyorsun, arkadaşının haberini arkadaşın olduğu için duyuyorsun, meydanda ne olduğunu oradan geçtiğin için öğreniyorsun. Kimse sıralamıyor, puan vermiyor. Yakınlık ve ilişki var, olaylar da sırayla oluyor.
Bunu tahtaya yazınca şehirlerin bu işi yüzyıllardır böyle yürüttüğünü fark ettik. Bize düşen, aynı düzeni uygulamada bozmamaktı.
Algoritmayı kaldırmadık, hiç kurmadık
Röportajlarda bu cümleyi kullanıyorum, çünkü durumu en doğru anlatan cümle bu. İlk taslaktan beri karşına çıkan şeyi tek bir şey belirliyordu: kimi takip ettiğin. Sıralama da zamana göreydi, en yeni en üstte. Bunu işi kısa yoldan bitirmek için yapmadık, sonradan felsefe diye süslediğimiz bir kısıt da değildi.
Bu sayede rahatça verebildiğimiz bir söz var: "Bunu neden görüyorum?" diye sorduğunda cevap hep tek cümle. Takip etmeyi seçtiğin biri bunu yakın zamanda paylaştı.
Ne göreceğine ne karar veriyor
Kimi takip ettiğin, o kadar. Gerçek hayatta zamanını kiminle geçireceğine nasıl sen karar veriyorsan, burada da haberini almak istediğin insanları sen seçiyorsun. Kendi paylaşımların da akışında duruyor. Nerede yaşadığın BeMatrx'te önemli, ama gerçek bir şehirde ne kadar önemliyse o kadar: kime rastlayacağını, hangi meydandan geçeceğini, kafeye girdiğinde seni kimin göreceğini belirliyor. İnsanlarla orada tanışıyorsun. Birini takip edince paylaşımları akışına geliyor.
Sıralama yalnızca zamana göre, yeniden eskiye. En üstteki paylaşım, takip ettiğin birinin en son paylaştığı şey. Küçük bir söz gibi duruyor, ama tasarımın geri kalanı bu sözü tutmak için kuruldu.
Biten bir akış
İnsanları en çok şaşırtan şey akışın sakin olması. Çevrendeki hayat ne kadar hareketliyse o kadar doluyor, sonra bitiyor. Yeni bir şey kalmayınca bunu görüyorsun ve çıkıyorsun, bir arkadaşı ziyaret edip kalkmak gibi.
Burada paylaşılan şeylerin bir ağırlığı olması da bundan. İşte bir terfi, yeni bir ev, ilerleyen bir arkadaşlık; bunlar seni takip etmeyi seçmiş insanların önüne, yaşandıkları şehirle birlikte düşüyor. Akış küçük olunca böyle anlar araya karışıp kaybolmuyor.
Yaşayan dünya nereye oturuyor
Akışı olmayan bir uygulamayı anlattığım bir yazıda şunu söylemem tuhaf gelebilir: BeMatrx'i başka bir uygulamanın yerine koymuyoruz. Telefonundaki uygulamalar kendi işlerini iyi yapıyor ve yaşayan bir dünya onlarla aynı saat için yarışmıyor. Derdi, günün bir saatinin geride bir şey bırakması.
En çok hoşuma giden durum ikisinin birlikte çalışması. BeMatrx'te kariyerinde bir basamak yükseliyorsun ya da ilk evini kiralıyorsun, gurur duyuyorsun ve bunu arkadaşlarının göreceği yerde paylaşıyorsun. Bizim işimiz paylaşmaya değer şeyler yaşatmak. Nerede paylaşacağın sana kalmış.
Seçtiğimiz ölçü
Biten bir akış, uygulamada daha az vakit geçirilmesi demek. Bunu bilerek seçtik, bizim ölçümüz hiçbir zaman ne kadar kaldığın olmadı. Burada açık olmam lazım: hiç ölçüm yapmıyoruz demiyorum. Hangi ekranın açıldığını, orada ne kadar kalındığını ve akışta hangi paylaşımın ekrana geldiğini ölçüyoruz, yoksa uygulamanın nerede takıldığını göremem. Yazdığın metinler ve ekrandaki görseller bunun dışında. Bu veri Avrupa'daki sunucularda duruyor ve Ayarlar'daki tek bir anahtarla hemen kapanıyor. Çizdiğim sınır şu: ölçtüğümüz hiçbir şey sana ne gösterileceğini seçmek için kullanılmıyor. Ölçümden uygulamaya geri dönen tek bilgi bir bölümün açık mı kapalı mı olduğu ve bu herkes için aynı. Uygulamadan çıktığında geride kariyerin, şehrin ve yokluğunu fark edecek insanlar kalıyor. Bu seçimin bir bedeli olduğunu biliyoruz.
Yaşayan dünyanın ne olduğunu ve bu kategorinin nasıl işlediğini bu yazıda anlattım. Yazılım eğitimi olmayan birinin bu ürünü nasıl kurduğu da BeMatrx'i Claude Code ile kurma hikâyesinde.